Birkaç yıl önce metroda Maslak’tan Taksim’e giderken Levent’te iki kişi vagona bindi. Daha rütbeli bir yönetici olduğu belli olan öndeki kişi, bir çalışanından bolca şikayet ettikten sonra “Onda eşit önem problemi vardı. Karısının istediği ipliği eve götürmekle 100 bin dolarlık projeyi aynı kefeye koyuyordu” dedi. Ben vagonun yüksek lisans sınıfına dönmesinden memnun bir biçimde yüksek sesle yapılan konuşmayı çok çaba da harcamadan dinlemeye başladım.
Dinledikçe asıl sorunun işleri hiçbir şekilde kontrol etmeden bütün yükü o çalışanın sırtına yükleyip ilk sorunda onu feda etmeye dayanan bir kötü yöneticilik uygulaması olduğu ortaya çıktı. Literatürü takip eden, temsil görevini yerine getiren ve “etkili” konuşan bu yönetici, bir tek asıl işini yapmıyordu. Yani yönetmiyordu. Liderlik ise, onun mahallesine bile uğramıyordu.
Jetonun tam olarak düşmesi için bir sürenin daha geçmesi gerekti. Franke’den Özgen (Özkan) Bey ile liderlik üzerine sohbet ederken bana bir uluslararası kalite ödülü alma hikayesi anlattı. Lassa’nın 1990’lı yıllarda ilk kalite ödülünü almasının öncesinde yapılan incelemede bu iş için gelen hanımın paltosunun düğmesinin kırıldığını söyleyen Özgen Bey, kendisine yeni düğme ile birlikte iğne iplik de getiren çalışanın rolünün kalite ödülünün alınmasında önemli olduğunun altını çiziyordu.
Fortune Türkiye’nin Sanayi 4.0 Konferansı’nda organize ettiğim panelin ardından Sanayi 4.0 ile ilgili en kritik noktanın bu toplam çözüm yaratabilme yaklaşımı olduğu sonucuna vardım. Kerem.guru’yu harekete geçirme kararını orada aldım.
Hayat böyle bir şey işte. Büyük terimlerle konuşan insanların derinliği bazen sadece çukura karşılık düşerken “ben yönetim konusunda uzman değilim” diye konuşmaya başlayan biri geçmişten gelen hikayedeki bir boşluğu doldurabiliyor. Sonra bir gün bir şey oluyor ve elini taşın altına koyma zamanının geldiğini anlıyorsun. Çember bu şekilde kapandığında, tamamlanmış hikayeyi yazmak da görev oluyor. İş hayatındaki yanlış tercihlerin yarattığı bıkkınlık bunları yıllar mertebesinde geciktirse bile.